Hafızamızı yok etmeyin den, bir an evvel yıkın aşamasına

featured
service
Paylaş

Bu Yazıyı Paylaş

veya linki kopyala

Yaşar KARAASLAN yazdı

Önce bir yaşanmışlık

Yıl 2008

Benim tanımlamamla Malı Götürme Grubu, resmi adıyla Malatya Girişim Grubu (MGG) Sümer Fabrika alanını satın almasının üzerinden 4 yıl geçmiş. Satış şartnamesinde yer  alan“ 5 yıl fabrika olarak çalıştırılacak”  ve  kendilerinin yerel basın aracılığıyla kamuoyuna duyurduğu ayrıca iş başvuru formu dağıtarak umutlandıran “binlerce işçi alacağım” taahhüdüne rağmen  Malı Götürme Grubu  (MGG) Analara-babalara ekmek kapısı, gençlerimize de staj görmeleri nedeniyle hayat okulu olan fabrika alanı deyim yerimdeyse tam bir mezbelelik olmuştu. Bizlerde gazeteci olarak bu konuyu sık sık olmasa da arasıra gündeme taşıyor, MGG’ye vaatlerini hatırlatıyorduk Ama nafile.

Derken bir gün, Malı Götürme Grubunda yer alan bir iş insanı ile 5-6 iş iş insanın da olduğu bir ortamda karşılaştık. Aramızda bire bir olmazsa da (takılma-atışma türü)şu diyalog gerçekleşti.

  • Yaşar Bey, benzetmeyi   (Malı Götürme Grubu) nerden akıl ettin. Ama  cuk oturmuş.
  • Ne yapalım. Bizim rolümüz Erol Taş. Rolümüzü iyi oynamak zorundayız. Ama yazdıkalrımız gerçek değil mi?
  • Gerçek değil
  • Neden?
  • 30 civarında Malatyalı iş insanı bir araya gelerek burayı satın aldık. Malatyalılardan başkası gelip alsaydı daha mı iyi olurdu?
  • Aldınız ama taahhütleriniz, dağıtılan iş talep formlarınız ne oldu. Satın aldığınız alan mezbelelik oldu.

Muhatabım iş insanı birden ciddileşerek

  • Mezbelelik olursa olsun. Benim mal varlığın bana da yeter, çocuklarıma da, torunlarıma da yeter. Yatırdığımız paranın çoğunu da fabrikada ki malzemeleri satarak kurtardık sayılır. Çok da bir kaybım olmaz. Malatyalı düşünsün. Diyerek ortamdan uzaklaştı.

O son ifadeleri beynime takozla çakılan çivi gibi kazınmıştı.

Aradan 14 yıl geçti. Sanırım geçen yılın başlarında deprem bahanesiyle Hasan Varol İlk okulu da yıkılacak okullar arasında sayılıyordu. Bizler hem gazeteci, hem de o okulun bir öğrencisi olarak okulun yıkılmaması gerektiğini söylemiştik. Yetkililer yıkılma gerekçesini, bizlerde yıkılmaması gerekçesini dilimiz döndüğünce anlatmaya çalışıyorduk. Ama mühür onlardaydı. Dolayısıyla da Süleyman’da onlardı. Okulun yıkım işini unutmuş magazinleşen gündemin peşinde koştururken önce İstanbul’dan sonra da meslek üstadımızdan (İsmet Yalvaç) “Hasan Varol okulunu yıkacaklar, Hele bir ilgilen” uyarıları üzerine okulun bulunduğu mahalleye gittim. Muhtarı görmeden önce okulun etrafını dört döndüm. Fotoğraflar çektim. Sonra Alaaddin (Aktaş) Muhtarın dükkanında çay eşliğinde koyu bir muhabbete başladık. O arada 3-5 mahalle sakini de geldi. Konu Okulun yıkılıp-yıkılmaması idi.

Tabi ki mahalle sakinleri beyinlere ışık yerine  mahalleliye korku salan binanın bir an önce (üzülerek itiraf edeyim ki ben de) yıkılmasına taraftardık.

Malı götüren iş insanı zihniyeti ile devleti yöneten seçilmişlerin zihniyeti aynı.

Ölümü göster sıtmaya razı et.

Ve de Yüz yıllık bir şehirleşme geçmişi olan Malatya’nı 63 yıllık okulu, daha doğrusu önemli bir hafızası daha seçilmiş yöneticiler tarafından yok edileceği günü 4 gözle bekliyoruz.

malatyayorum.com

0
mutlu
Mutlu
0
_zg_n
Üzgün
0
sinirli
Sinirli
0
_a_rm_
Şaşırmış
0
vir_sl_
Virüslü
Hafızamızı yok etmeyin den, bir an evvel yıkın aşamasına

Tamamen Ücretsiz Olarak Bültenimize Abone Olabilirsin

Yeni haberlerden haberdar olmak için fırsatı kaçırma ve ücretsiz e-posta aboneliğini hemen başlat.

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Giriş Yap

Giriş Yap

Malatya Haber Sitesi ayrıcalıklarından yararlanmak için hemen giriş yapın veya hesap oluşturun, üstelik tamamen ücretsiz!

Bizi Takip Edin